Poşet’ten Neler Çıktı Neler!

Birgün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM’ye sunuldu. Düzenleme yasalaşırsa Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu alınmayan projelere, isim değiştirerek “ÇED olumlu raporu” başlığıyla verilecek. AKP’li milletvekillerinin imzasıyla sunulan Torba Kanun Teklifi, kamuoyunda “plastik poşetlerin ücretli olması” şeklinde algılandı.

Ancak teklifte doğa talanına yol açacak düzenlemeler de yer aldı. Teklif ile “ÇED gerekli değildir” raporu bundan sonra “ÇED olumlu” raporu şeklinde hazırlanacak. AKP’li milletvekilleri, düzenleme gerekçesi olarak, “Kamuoyunda oluşan algıyı düzeltmeyi” gösterdi. Ancak düzenlemenin, “ÇED gerekli değildir” kararına yapılan itirazların ardından yargı kararı ile hazırlanan ÇED raporlarının önünü kesme amaçlı olduğu öğrenildi. Tasarıda, Karayolları Trafik Kanunu’nda da değişikliğe gidiliyor. Teklif yasalaşırsa bundan böyle yaban hayatı koruma alanlarında önceden izin verilmeyen yapılar, köprüler, yollar inşa edilebilecek. Deniz ve göllere santral Kıyı Kanunu’nda da “deniz sularını kirletecek” düzenlemeler içeriyor.

Buna göre, deniz sularını milyonlarca ton atıkla doldurabilecek projelere onay verilebilecek. Deniz ve göllerin üzerine de enerji üretim santralları yapılabilecek. Torba teklifi değerlendiren avukat Mehmet Horuş, “Bu kadar büyük kirlilik poşete sığmaz” dedi. Düzenlemenin geri dönüşü olmayan tahribatlara neden olacağını ifade eden Horuş, “ÇED raporu alınmayan projelere ilişkin bir algı oluşturuluyor. İsim değişikliği yaparak sanki ÇED için gerekli incelemeler yapılmış gibi bir izlenim yaratılması amaçlanıyor.

Türkiye’de mevcut ÇED raporları zaten çok kötü hazırlanıyordu. Şimdi bir de böyle bir kavram kargaşası ile ÇED süreci iyice çürütülüyor. Kamuoyu yanıltılıyor” ifadelerini kullandı. Yaban hayatı koruma alanlarına inşa edilecek yapılara ilişkin düzenlemeye ilişkin de Horuş, “Bu alanlara çivi bile çakılmaması gerekirken şimdi yol geçirmeyi planlıyorlar.

Bu düzenleme, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na da açıkça aykırı” dedi. Kıyı Kanunu’nda yapılması planlanan düzenlemeyi de eleştiren Horuş, “Kıyılarımızı ve denizlerimizi enerji sektörünün kullanımına açacaklar. Türkiye’de enerji üretiminde ciddi bir arz fazlalığı varken sularımızın bu sektörün kirliliğine teslim edilmesi kabul edilemez. Kıyı Kanunu’nda düzenleme yapılması yetmez. Uluslararası anlaşmalara da aykırı” şeklinde konuştu.

haberyüzdeyüz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir